Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 593
وَٱلْفَجْرِ ﴿١﴾
Wal-Fajr
Tanyerinin ağarmasına and olsun;
- Juz 30 · sayfa 593
وَلَيَالٍ عَشْرٍۢ ﴿٢﴾
Wa layaalin 'ashr
Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;
- Juz 30 · sayfa 593
وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ ﴿٣﴾
Wash shaf'i wal watr
Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;
- Juz 30 · sayfa 593
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ ﴿٤﴾
Wallaili izaa yasr
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
- Juz 30 · sayfa 593
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ ﴿٥﴾
Hal fee zaalika qasamul lizee hijr
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
- Juz 30 · sayfa 593
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ﴿٦﴾
Alam tara kaifa fa'ala rabbuka bi'aad
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ ﴿٧﴾
Iramaa zaatil 'imaad
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ ﴿٨﴾
Allatee lam yukhlaq misluhaa fil bilaad
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ ﴿٩﴾
Wa samoodal lazeena jaabus sakhra bil waad
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ ﴿١٠﴾
Wa fir'awna zil awtaad
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ ﴿١١﴾
Allazeena taghaw fil bilaad
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ ﴿١٢﴾
Fa aksaroo feehal fasaad
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
- Juz 30 · sayfa 593
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ ﴿١٣﴾
Fasabba 'alaihim Rabbuka sawta 'azaab
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
- Juz 30 · sayfa 593
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ ﴿١٤﴾
Inna Rabbaka labil mirsaad
Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
- Juz 30 · sayfa 593
فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ ﴿١٥﴾
Fa ammal insaanu izaa mab talaahu Rabbuhoo fa akramahoo wa na' 'amahoo fa yaqoolu Rabbeee akraman
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
- Juz 30 · sayfa 593
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ ﴿١٦﴾
Wa ammaaa izaa mabtalaahu faqadara 'alaihi rizqahoo fa yaqoolu Rabbeee ahaanan
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
- Juz 30 · sayfa 593
كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ ﴿١٧﴾
Kalla bal laa tukrimooo nal yateem
Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
- Juz 30 · sayfa 593
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ﴿١٨﴾
Wa laa tahaaaddoona 'alaata'aamil miskeen
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
- Juz 30 · sayfa 593
وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًۭا لَّمًّۭا ﴿١٩﴾
Wa taakuloonat turaasa aklal lammaa
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
- Juz 30 · sayfa 593
وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّۭا جَمًّۭا ﴿٢٠﴾
Wa tuhibboonal maala hubban jammaa
Malı pek çok seviyorsunuz.
- Juz 30 · sayfa 593
كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّۭا دَكًّۭا ﴿٢١﴾
Kallaaa izaaa dukkatil ardu dakkan dakka
Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 593
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّۭا صَفًّۭا ﴿٢٢﴾
Wa jaaa'a Rabbuka wal malaku saffan saffaa
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
- Juz 30 · sayfa 593
وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍۢ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ ﴿٢٣﴾
Wa jeee'a yawma'izim bi jahannnam; Yawma 'iziny yatazakkarul insaanu wa annaa lahuz zikraa
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
- Juz 30 · sayfa 594
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى ﴿٢٤﴾
Yaqoolu yaa laitanee qaddamtu lihayaatee
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
- Juz 30 · sayfa 594
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ ﴿٢٥﴾
Fa Yawma izil laa yu'azzibu 'azaabahooo ahad
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
- Juz 30 · sayfa 594
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ ﴿٢٦﴾
Wa laa yoosiqu wasaaqa hooo ahad
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
- Juz 30 · sayfa 594
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ ﴿٢٧﴾
Yaaa ayyatuhan nafsul mutma 'innah
Ey huzur içinde olan can!
- Juz 30 · sayfa 594
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ ﴿٢٨﴾
Irji'eee ilaa Rabbiki raadiyatam mardiyyah
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
- Juz 30 · sayfa 594
فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى ﴿٢٩﴾
Fadkhulee fee 'ibaadee
Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
- Juz 30 · sayfa 594
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى ﴿٣٠﴾
Wadkhulee jannatee
Cennetime gir.