Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 592
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ ﴿١﴾
Hal ataaka hadeesul ghaashiyah
Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?
- Juz 30 · sayfa 592
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ ﴿٢﴾
Wujoohuny yawma 'izin khaashi'ah
O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.
- Juz 30 · sayfa 592
عَامِلَةٌۭ نَّاصِبَةٌۭ ﴿٣﴾
'Aamilatun naasibah
Zor işler altında bitkin düşmüştür.
- Juz 30 · sayfa 592
تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةًۭ ﴿٤﴾
Taslaa naaran haamiyah
Yakıcı ateşe yaslanırlar.
- Juz 30 · sayfa 592
تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍۢ ﴿٥﴾
Tusqaa min 'aynin aaniyah
Kızgın bir kaynaktan içirilirler.
- Juz 30 · sayfa 592
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍۢ ﴿٦﴾
Laisa lahum ta'aamun illaa min daree'
Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
- Juz 30 · sayfa 592
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍۢ ﴿٧﴾
Laa yusminu wa laa yughnee min joo'
Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
- Juz 30 · sayfa 592
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ ﴿٨﴾
Wujoohuny yawma 'izin naa'imah
İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
- Juz 30 · sayfa 592
لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۭ ﴿٩﴾
Lisa'yihaa raadiyah
Yaptıklarından hoşnuddurlar.
- Juz 30 · sayfa 592
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ ﴿١٠﴾
Fee jannatin 'aaliyah
Yüksek bir cennettedirler.
- Juz 30 · sayfa 592
لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةًۭ ﴿١١﴾
Laa tasma'u feehaa laaghiyah
Orada boş söz işitmezler.
- Juz 30 · sayfa 592
فِيهَا عَيْنٌۭ جَارِيَةٌۭ ﴿١٢﴾
Feehaa 'aynun jaariyah
Orada akan kaynak vardır.
- Juz 30 · sayfa 592
فِيهَا سُرُرٌۭ مَّرْفُوعَةٌۭ ﴿١٣﴾
Feehaa sururum marfoo'ah
Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.
- Juz 30 · sayfa 592
وَأَكْوَابٌۭ مَّوْضُوعَةٌۭ ﴿١٤﴾
Wa akwaabum mawdoo 'ah
Yerleştirilmiş kaseler,
- Juz 30 · sayfa 592
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۭ ﴿١٥﴾
Wa namaariqu masfoofah
Sıra sıra yastıklar,
- Juz 30 · sayfa 592
وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ ﴿١٦﴾
Wa zaraabiyyu mabsoosah
Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.
- Juz 30 · sayfa 592
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ ﴿١٧﴾
Afalaa yanzuroona ilalibili kaifa khuliqat
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
- Juz 30 · sayfa 592
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ ﴿١٨﴾
Wa ilas samaaa'i kaifa rufi'at
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
- Juz 30 · sayfa 592
وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ ﴿١٩﴾
Wa ilal jibaali kaifa nusibat
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
- Juz 30 · sayfa 592
وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ ﴿٢٠﴾
Wa ilal ardi kaifa sutihat
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
- Juz 30 · sayfa 592
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ ﴿٢١﴾
Fazakkir innama anta Muzakkir
Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
- Juz 30 · sayfa 592
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ ﴿٢٢﴾
Lasta 'alaihim bimusaitir
Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
- Juz 30 · sayfa 592
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ ﴿٢٣﴾
Illaa man tawallaa wa kafar
Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
- Juz 30 · sayfa 592
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ ﴿٢٤﴾
Fa yu'azzibuhul laahul 'azaabal akbar
Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
- Juz 30 · sayfa 592
إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ ﴿٢٥﴾
Innaa ilainaaa iyaabahum
Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.
- Juz 30 · sayfa 592
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم ﴿٢٦﴾
Summa inna 'alainaa hisaabahum
Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.