Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 594
لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ﴿١﴾
Laaa uqsimu bihaazal balad
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
- Juz 30 · sayfa 594
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ﴿٢﴾
Wa anta hillum bihaazal balad
Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.
- Juz 30 · sayfa 594
وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ ﴿٣﴾
Wa waalidinw wa maa walad
Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki;
- Juz 30 · sayfa 594
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ ﴿٤﴾
Laqad khalaqnal insaana fee kabad
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.
- Juz 30 · sayfa 594
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ ﴿٥﴾
Ayahsabu al-lai yaqdira 'alaihi ahad
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
- Juz 30 · sayfa 594
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا ﴿٦﴾
Yaqoolu ahlaktu maalal lubadaa
"Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor.
- Juz 30 · sayfa 594
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ ﴿٧﴾
Ayahsabu al lam yarahooo ahad
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
- Juz 30 · sayfa 594
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ ﴿٨﴾
Alam naj'al lahoo 'aynayn
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
- Juz 30 · sayfa 594
وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ ﴿٩﴾
Wa lisaananw wa shafatayn
Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi?
- Juz 30 · sayfa 594
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ ﴿١٠﴾
Wa hadaynaahun najdayn
Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?
- Juz 30 · sayfa 594
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ ﴿١١﴾
Falaq tahamal-'aqabah
Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi.
- Juz 30 · sayfa 594
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ ﴿١٢﴾
Wa maaa adraaka mal'aqabah
O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin?
- Juz 30 · sayfa 594
فَكُّ رَقَبَةٍ ﴿١٣﴾
Fakku raqabah
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
- Juz 30 · sayfa 594
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ ﴿١٤﴾
Aw it'aamun fee yawmin zee masghabah
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- Juz 30 · sayfa 594
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ ﴿١٥﴾
Yateeman zaa maqrabah
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- Juz 30 · sayfa 594
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ ﴿١٦﴾
Aw miskeenan zaa matrabah
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
- Juz 30 · sayfa 594
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ ﴿١٧﴾
Summa kaana minal lazeena aamanoo wa tawaasaw bissabri wa tawaasaw bilmarhamah
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.
- Juz 30 · sayfa 594
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ ﴿١٨﴾
Ulaaa'ika As-haabul maimanah
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.
- Juz 30 · sayfa 594
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ ﴿١٩﴾
Wallazeena kafaroo bi aayaatinaa hum as-haabul Mash'amah
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
- Juz 30 · sayfa 594
عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ ﴿٢٠﴾
Alaihim naarum mu'sadah
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.