Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 586
إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ﴿١﴾
Izash shamsu kuwwirat
Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ ﴿٢﴾
Wa izan nujoomun kadarat
Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ ﴿٣﴾
Wa izal jibaalu suyyirat
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ ﴿٤﴾
Wa izal 'ishaaru 'uttilat
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ ﴿٥﴾
Wa izal wuhooshu hushirat
Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ ﴿٦﴾
Wa izal bihaaru sujjirat
Denizler kaynaştırıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ ﴿٧﴾
Wa izan nufoosu zuwwijat
Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ ﴿٨﴾
Wa izal maw'oodatu su'ilat
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
بِأَىِّ ذَنۢبٍۢ قُتِلَتْ ﴿٩﴾
Bi ayyi zambin qutilat
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ ﴿١٠﴾
Wa izas suhufu nushirat
Amel defterleri açıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ ﴿١١﴾
Wa izas samaaa'u kushitat
Gök yerinden oynatıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ ﴿١٢﴾
Wa izal jaheemu su'-'irat
Cehennem alevlendirildiği zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ ﴿١٣﴾
Wa izal jannatu uzlifat
Cennet yaklaştırıldığı zaman;
- Juz 30 · sayfa 586
عَلِمَتْ نَفْسٌۭ مَّآ أَحْضَرَتْ ﴿١٤﴾
'Alimat nafsum maaa ahdarat
İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir.
- Juz 30 · sayfa 586
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ ﴿١٥﴾
Falaaa uqsimu bil khunnas
Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
- Juz 30 · sayfa 586
ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ ﴿١٦﴾
Al jawaaril kunnas
Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
- Juz 30 · sayfa 586
وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ ﴿١٧﴾
Wallaili izaa 'as'as
Kararmaya başlayan geceye and olsun;
- Juz 30 · sayfa 586
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ ﴿١٨﴾
Wassubhi izaa tanaffas
Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki,
- Juz 30 · sayfa 586
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ ﴿١٩﴾
Innahoo laqawlu rasoolin kareem
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
- Juz 30 · sayfa 586
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍۢ ﴿٢٠﴾
Zee quwwatin 'inda zil 'arshi makeen
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
- Juz 30 · sayfa 586
مُّطَاعٍۢ ثَمَّ أَمِينٍۢ ﴿٢١﴾
Mutaa'in samma ameen
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
- Juz 30 · sayfa 586
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍۢ ﴿٢٢﴾
Wa maa saahibukum bimajnoon
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.
- Juz 30 · sayfa 586
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ ﴿٢٣﴾
Wa laqad ra aahu bilufuqil mubeen
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
- Juz 30 · sayfa 586
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍۢ ﴿٢٤﴾
Wa maa huwa 'alal ghaibi bidaneen
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.
- Juz 30 · sayfa 586
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍۢ ﴿٢٥﴾
Wa maa huwa biqawli shaitaanir rajeem
Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz.
- Juz 30 · sayfa 586
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ ﴿٢٦﴾
Fa ayna tazhaboon
Nereye gidiyorsunuz?
- Juz 30 · sayfa 586
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ ﴿٢٧﴾
In huwa illaa zikrul lil'aalameen
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
- Juz 30 · sayfa 586
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ ﴿٢٨﴾
Liman shaaa'a minkum ai yastaqeem
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
- Juz 30 · sayfa 586
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٢٩﴾
Wa maa tashaaa'oona illaaa ai yashaaa 'al laahu Rabbul 'Aalameen
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.