Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 585
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ﴿١﴾
'Abasa wa tawallaa.
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
- Juz 30 · sayfa 585
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ ﴿٢﴾
An jaa-ahul 'a-maa
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.
- Juz 30 · sayfa 585
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ﴿٣﴾
Wa maa yudreeka la'allahu yaz zakkaa.
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
- Juz 30 · sayfa 585
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ ﴿٤﴾
Au yaz zak karu fatanfa 'ahuz zikraa.
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
- Juz 30 · sayfa 585
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ ﴿٥﴾
Amma manis taghnaa
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
- Juz 30 · sayfa 585
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ﴿٦﴾
Fa-anta lahu tasaddaa
Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
- Juz 30 · sayfa 585
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ﴿٧﴾
Wa ma 'alaika allaa yaz zakka.
Arınmak istememesinden sana ne?
- Juz 30 · sayfa 585
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ ﴿٨﴾
Wa amma man jaa-aka yas'a
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
- Juz 30 · sayfa 585
وَهُوَ يَخْشَىٰ ﴿٩﴾
Wahuwa yakhshaa,
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
- Juz 30 · sayfa 585
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ ﴿١٠﴾
Fa-anta 'anhu talah haa.
Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun.
- Juz 30 · sayfa 585
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌۭ ﴿١١﴾
Kalla innaha tazkirah
Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür.
- Juz 30 · sayfa 585
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ﴿١٢﴾
Faman shaa a zakarah
Dileyen onu öğüt kabul eder.
- Juz 30 · sayfa 585
فِى صُحُفٍۢ مُّكَرَّمَةٍۢ ﴿١٣﴾
Fi suhufim mukar rama,
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
- Juz 30 · sayfa 585
مَّرْفُوعَةٍۢ مُّطَهَّرَةٍۭ ﴿١٤﴾
Marfoo'atim mutah hara,
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.
- Juz 30 · sayfa 585
بِأَيْدِى سَفَرَةٍۢ ﴿١٥﴾
Bi'aidee safara
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
- Juz 30 · sayfa 585
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍۢ ﴿١٦﴾
Kiraamim bararah.
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
- Juz 30 · sayfa 585
قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ ﴿١٧﴾
Qutilal-insanu maa akfarah.
Canı çıksın o insanın, o ne nankördür!
- Juz 30 · sayfa 585
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ﴿١٨﴾
Min aiyyi shai-in Khalaq
Allah onu hangi şeyden yaratmış?
- Juz 30 · sayfa 585
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ﴿١٩﴾
Min nutfah; khalaqahu faqad-darah.
Onu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş;
- Juz 30 · sayfa 585
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ﴿٢٠﴾
Thummas sabeela yas-sarah
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
- Juz 30 · sayfa 585
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ ﴿٢١﴾
Thumma amatahu fa-aqbarah
Sonra onu öldürür ve kabre koyar.
- Juz 30 · sayfa 585
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ﴿٢٢﴾
Thumma iza shaa-a ansharah
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
- Juz 30 · sayfa 585
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ﴿٢٣﴾
Kalla lamma yaqdi maa amarah.
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
- Juz 30 · sayfa 585
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ﴿٢٤﴾
Falyanzuril insanu ilaa ta-amih
İnsan, yiyeceğine bir baksın;
- Juz 30 · sayfa 585
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّۭا ﴿٢٥﴾
Anna sabab nalmaa-a sabba.
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّۭا ﴿٢٦﴾
Thumma sha qaqnal-arda shaqqa.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّۭا ﴿٢٧﴾
Fa ambatna feeha habba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
وَعِنَبًۭا وَقَضْبًۭا ﴿٢٨﴾
Wa 'inabaw-wa qadba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
وَزَيْتُونًۭا وَنَخْلًۭا ﴿٢٩﴾
Wa zaitoonaw wanakh la'
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
وَحَدَآئِقَ غُلْبًۭا ﴿٣٠﴾
Wa hadaa-iqa ghulba
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
وَفَٰكِهَةًۭ وَأَبًّۭا ﴿٣١﴾
Wa faki hataw-wa abba.
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
- Juz 30 · sayfa 585
مَّتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ ﴿٣٢﴾
Mata'al-lakum wa li-an'amikum.
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
- Juz 30 · sayfa 585
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ﴿٣٣﴾
Faiza jaa-atis saakhah.
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
- Juz 30 · sayfa 585
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ ﴿٣٤﴾
Yauma yafir-rul mar-u min akheeh
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
- Juz 30 · sayfa 585
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ﴿٣٥﴾
Wa ummihee wa abeeh
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
- Juz 30 · sayfa 585
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ﴿٣٦﴾
Wa sahi batihee wa baneeh.
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
- Juz 30 · sayfa 585
لِكُلِّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍۢ شَأْنٌۭ يُغْنِيهِ ﴿٣٧﴾
Likul limri-im-minuhm yaumaa-izin shaa nuy-yughneeh
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
- Juz 30 · sayfa 585
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ مُّسْفِرَةٌۭ ﴿٣٨﴾
Wujoo huny-yauma-izim-musfira;
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
- Juz 30 · sayfa 585
ضَاحِكَةٌۭ مُّسْتَبْشِرَةٌۭ ﴿٣٩﴾
Dahi katum mustab shirah
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
- Juz 30 · sayfa 585
وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌۭ ﴿٤٠﴾
Wa wujoohuy yauma-izin 'alaiha ghabar a
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
- Juz 30 · sayfa 585
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ﴿٤١﴾
Tarhaquha qatarah.
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
- Juz 30 · sayfa 585
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ ﴿٤٢﴾
Ulaa-ika humul-kafa ratul-fajarah.
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.