Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Cüz 30 · sayfa 583
وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا ﴿١﴾
Wan naazi 'aati gharqa
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
- Cüz 30 · sayfa 583
وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا ﴿٢﴾
Wan naa shi taati nashta
Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
- Cüz 30 · sayfa 583
وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا ﴿٣﴾
Wass saabi-haati sabha
Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,
- Cüz 30 · sayfa 583
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا ﴿٤﴾
Fass saabi qaati sabqa
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
- Cüz 30 · sayfa 583
فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا ﴿٥﴾
Fal mu dab-bi raati amra
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
- Cüz 30 · sayfa 583
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ﴿٦﴾
Yawma tarjufur raajifa
O gün bir sarsıntı sarsar.
- Cüz 30 · sayfa 583
تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ﴿٧﴾
Tatba'u har raadifa
Peşinden bir diğeri gelir.
- Cüz 30 · sayfa 583
قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ ﴿٨﴾
Quloobuny-yau maaiziw-waaji-fa
O gün kalbler titrer.
- Cüz 30 · sayfa 583
أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ ﴿٩﴾
Absaa ruhaa khashi'ah
İnsanların gözleri yere döner.
- Cüz 30 · sayfa 583
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ ﴿١٠﴾
Ya qoo loona a-inna lamar doo doona fil haafirah
Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
- Cüz 30 · sayfa 583
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ ﴿١١﴾
Aizaa kunna 'izaa man-nakhirah
"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
- Cüz 30 · sayfa 583
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ ﴿١٢﴾
Qaalu tilka izan karratun khaasirah.
Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
- Cüz 30 · sayfa 583
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ ﴿١٣﴾
Fa inna ma hiya zajratuw-waahida
Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
- Cüz 30 · sayfa 583
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾
Faizaa hum biss saahirah
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
- Cüz 30 · sayfa 583
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ﴿١٥﴾
Hal ataaka hadeethu Musaa
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
- Cüz 30 · sayfa 584
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ﴿١٦﴾
Iz nadaahu rabbuhu bil waadil-muqad dasi tuwa
Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
- Cüz 30 · sayfa 584
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ﴿١٧﴾
Izhab ilaa fir'auna innahu taghaa.
"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
- Cüz 30 · sayfa 584
فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ﴿١٨﴾
Faqul hal laka ilaa-an tazakka.
"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
- Cüz 30 · sayfa 584
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ ﴿١٩﴾
Wa ahdi yaka ila rabbika fatakh sha
"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
- Cüz 30 · sayfa 584
فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٢٠﴾
Fa araahul-aayatal kubra.
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ﴿٢١﴾
Fa kazzaba wa asaa.
Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
- Cüz 30 · sayfa 584
ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ ﴿٢٢﴾
Thumma adbara yas'aa.
Geri dönüp yürüdü.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ ﴿٢٣﴾
Fa hashara fanada.
Adamlarını toplayıp seslendi:
- Cüz 30 · sayfa 584
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ ﴿٢٤﴾
Faqala ana rabbu kumul-a'laa.
"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ ﴿٢٥﴾
Fa-akha zahul laahu nakalal aakhirati wal-oola.
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
- Cüz 30 · sayfa 584
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ ﴿٢٦﴾
Inna fee zaalika la'ibratal limaiy-yaksha
Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
- Cüz 30 · sayfa 584
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا ﴿٢٧﴾
A-antum a shaddu khalqan amis samaa-u banaaha.
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
- Cüz 30 · sayfa 584
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا ﴿٢٨﴾
Raf'a sam kaha fasaw waaha
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا ﴿٢٩﴾
Wa aghtasha lailaha wa akhraja duhaaha.
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ ﴿٣٠﴾
Wal arda b'ada zaalika dahaaha.
Ardından yeri düzenlemiştir.
- Cüz 30 · sayfa 584
أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا ﴿٣١﴾
Akhraja minha maa-aha wa mar 'aaha.
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا ﴿٣٢﴾
Wal jibala arsaaha.
Dağları yerleştirmiştir.
- Cüz 30 · sayfa 584
مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ ﴿٣٣﴾
Mataa'al lakum wali an 'aamikum.
Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٣٤﴾
Fa-izaa jaaa'atit taaam matul kubraa.
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
- Cüz 30 · sayfa 584
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ ﴿٣٥﴾
Yauma Yata zakkarul insaanu ma sa'aa.
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ ﴿٣٦﴾
Wa burrizatil-jaheemu limany-yaraa.
Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ﴿٣٧﴾
Fa ammaa man taghaa.
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ﴿٣٨﴾
Wa aasaral hayaatad dunyaa
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٣٩﴾
Fa innal jaheema hiyal maawaa.
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
- Cüz 30 · sayfa 584
وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ ﴿٤٠﴾
Wa ammaa man khaafa maqaama Rabbihee wa nahan nafsa 'anil hawaa
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
- Cüz 30 · sayfa 584
فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٤١﴾
Fa innal jannata hiyal maawaa
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
- Cüz 30 · sayfa 584
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا ﴿٤٢﴾
Yas'aloonaka 'anis saa'ati ayyaana mursaahaa
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.
- Cüz 30 · sayfa 584
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ ﴿٤٣﴾
Feema anta min zikraahaa
Nerde senden onu anlatması?
- Cüz 30 · sayfa 584
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ ﴿٤٤﴾
Ilaa Rabbika muntahaa haa
Onun bilgisi Rabbine aittir.
- Cüz 30 · sayfa 584
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا ﴿٤٥﴾
Innamaaa anta munziru maiy yakshaahaa
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
- Cüz 30 · sayfa 584
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا ﴿٤٦﴾
Ka annahum Yawma yarawnahaa lam yalbasooo illaa 'ashiyyatan aw duhaahaa
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.