Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 590
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ ﴿١﴾
Wassamaaa'i zaatil burooj
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;
- Juz 30 · sayfa 590
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ ﴿٢﴾
Wal yawmil maw'ood
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
- Juz 30 · sayfa 590
وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ ﴿٣﴾
Wa shaahidinw wa mashhood
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
- Juz 30 · sayfa 590
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ ﴿٤﴾
Qutila as haabul ukhdood
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- Juz 30 · sayfa 590
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ ﴿٥﴾
Annaari zaatil waqood
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- Juz 30 · sayfa 590
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ ﴿٦﴾
Iz hum 'alaihaa qu'ood
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- Juz 30 · sayfa 590
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ ﴿٧﴾
Wa hum 'alaa maa yaf'aloona bilmu 'mineena shuhood
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- Juz 30 · sayfa 590
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ ﴿٨﴾
Wa maa naqamoo minhum illaaa aiyu'minoo billaahil 'azeezil Hameed
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
- Juz 30 · sayfa 590
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ ﴿٩﴾
Allazee lahoo mulkus samaawaati wal ard; wallaahu 'alaa kulli shai 'in Shaheed
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
- Juz 30 · sayfa 590
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ ﴿١٠﴾
Innal lazeena fatanul mu'mineena wal mu'minaati summa lam yatooboo falahum 'azaabu Jahannama wa lahum 'azaabul hareeq
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.
- Juz 30 · sayfa 590
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ ﴿١١﴾
Innal lazeena aamanoo wa 'amilus saalihaati lahum Jannaatun tajree min tahtihal anhaar; zaalikal fawzul kabeer
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.
- Juz 30 · sayfa 590
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ﴿١٢﴾
Inna batsha Rabbika lashadeed
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
- Juz 30 · sayfa 590
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ ﴿١٣﴾
Innahoo Huwa yubdi'u wa yu'eed
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.
- Juz 30 · sayfa 590
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ ﴿١٤﴾
Wa Huwal Ghafoorul Wadood
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
- Juz 30 · sayfa 590
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ ﴿١٥﴾
Zul 'Arshil Majeed
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
- Juz 30 · sayfa 590
فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ ﴿١٦﴾
Fa' 'aalul limaa yureed
Her dilediğini mutlaka yapandır.
- Juz 30 · sayfa 590
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ ﴿١٧﴾
Hal ataaka hadeesul junood
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
- Juz 30 · sayfa 590
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ ﴿١٨﴾
Fir'awna wa Samood
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
- Juz 30 · sayfa 590
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ ﴿١٩﴾
Balil lazeena kafaroo fee takzeeb
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
- Juz 30 · sayfa 590
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ ﴿٢٠﴾
Wallaahu minw waraaa'ihim muheet
Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.
- Juz 30 · sayfa 590
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ ﴿٢١﴾
Bal huwa Quraanum Majeed
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.
- Juz 30 · sayfa 590
فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ ﴿٢٢﴾
Fee Lawhim Mahfooz
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.