Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 30 · sayfa 587
وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ ﴿١﴾
Wailul lil mutaffifeen
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
- Juz 30 · sayfa 587
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ﴿٢﴾
Allazeena izak taaloo 'alan naasi yastawfoon
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
- Juz 30 · sayfa 587
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ﴿٣﴾
Wa izaa kaaloohum aw wazanoohum yukhsiroon
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
- Juz 30 · sayfa 587
أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ﴿٤﴾
Alaa yazunnu ulaaa'ika annahum mab'oosoon
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
- Juz 30 · sayfa 587
لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ ﴿٥﴾
Li Yawmin 'Azeem
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?
- Juz 30 · sayfa 587
يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٦﴾
Yawma yaqoomun naasu li Rabbil 'aalameen
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.
- Juz 30 · sayfa 588
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ ﴿٧﴾
Kallaaa inna kitaabal fujjaari lafee Sijjeen
Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.
- Juz 30 · sayfa 588
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ ﴿٨﴾
Wa maa adraaka maa Sijjeen
Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?
- Juz 30 · sayfa 588
كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿٩﴾
Kitaabum marqoom
O, yazılmış bir kitaptır.
- Juz 30 · sayfa 588
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٠﴾
Wailuny yawma'izil lil mukazzibeen
Yalanlayanların o gün vay haline!
- Juz 30 · sayfa 588
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿١١﴾
Allazeena yukazziboona bi yawmid deen
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.
- Juz 30 · sayfa 588
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿١٢﴾
Wa maa yukazzibu biheee illaa kullu mu'tadin aseem
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
- Juz 30 · sayfa 588
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٣﴾
Izaa tutlaa'alaihi aayaatunaa qaala asaateerul awwaleen
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.
- Juz 30 · sayfa 588
كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ﴿١٤﴾
Kallaa bal raana 'alaa quloobihim maa kaanoo yaksiboon
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.
- Juz 30 · sayfa 588
كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿١٥﴾
Kallaaa innahum 'ar Rabbihim yawma'izil lamah jooboon
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
- Juz 30 · sayfa 588
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ﴿١٦﴾
Summa innahum lasaa lul jaheem
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.
- Juz 30 · sayfa 588
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿١٧﴾
Summa yuqaalu haazal lazee kuntum bihee tukazziboon
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.
- Juz 30 · sayfa 588
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ﴿١٨﴾
Kallaaa inna kitaabal abraari lafee'Illiyyeen
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.
- Juz 30 · sayfa 588
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ﴿١٩﴾
Wa maaa adraaka maa 'Illiyyoon
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?
- Juz 30 · sayfa 588
كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿٢٠﴾
Kitaabum marqoom
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
- Juz 30 · sayfa 588
يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢١﴾
Yashhadu hul muqarra boon
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
- Juz 30 · sayfa 588
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ﴿٢٢﴾
Innal abraara lafee Na'eem
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
- Juz 30 · sayfa 588
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿٢٣﴾
'Alal araaa'iki yanzuroon
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.
- Juz 30 · sayfa 588
تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ﴿٢٤﴾
Ta'rifu fee wujoohihim nadratan na'eem
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.
- Juz 30 · sayfa 588
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ ﴿٢٥﴾
Yusqawna mir raheeqim makhtoom
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
- Juz 30 · sayfa 588
خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ ﴿٢٦﴾
Khitaamuhoo misk; wa fee zaalika falyatanaafasil Mutanaafisoon
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
- Juz 30 · sayfa 588
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ﴿٢٧﴾
Wa mizaajuhoo min Tasneem
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
- Juz 30 · sayfa 588
عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢٨﴾
'Ainaiy yashrabu bihal muqarraboon
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.
- Juz 30 · sayfa 588
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ﴿٢٩﴾
Innal lazeena ajramoo kaanoo minal lazeena aamanoo yadhakoon
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
- Juz 30 · sayfa 588
وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ﴿٣٠﴾
Wa izaa marroo bihim yataghaamazoon
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
- Juz 30 · sayfa 588
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ﴿٣١﴾
Wa izan qalabooo ilaaa ahlihimun qalaboo fakiheen
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
- Juz 30 · sayfa 588
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴿٣٢﴾
Wa izaa ra awhum qaalooo inna haaa'ulaaa'i ladaaal loon
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
- Juz 30 · sayfa 588
وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ ﴿٣٣﴾
Wa maaa ursiloo 'alaihim haafizeen
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
- Juz 30 · sayfa 588
فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ﴿٣٤﴾
Fal yawmal lazeena aamanoo minal kuffaari yadhakoon
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.
- Juz 30 · sayfa 589
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿٣٥﴾
'Alal araaa'iki yanzuroon
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.
- Juz 30 · sayfa 589
هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ﴿٣٦﴾
Hal suwwibal kuffaaru maa kaanoo yaf'aloon
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.