Ezber oynatıcısı
Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.
Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet
✓ Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- Juz 29 · sayfa 580
وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا ﴿١﴾
Wal mursalaati'urfaa
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا ﴿٢﴾
Fal'aasifaati 'asfaa
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا ﴿٣﴾
Wannaashiraati nashraa
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا ﴿٤﴾
Falfaariqaati farqaa
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا ﴿٥﴾
Falmulqiyaati zikra
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿٦﴾
'Uzran aw nuzraa
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ ﴿٧﴾
Innamaa too'adoona lawaaqi'
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
- Juz 29 · sayfa 580
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ ﴿٨﴾
Fa izam nujoomu tumisat
Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
- Juz 29 · sayfa 580
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ ﴿٩﴾
Wa izas samaaa'u furijat
Gök yarıldığı zaman,
- Juz 29 · sayfa 580
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ ﴿١٠﴾
Wa izal jibaalu nusifat
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
- Juz 29 · sayfa 580
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ ﴿١١﴾
Wa izar Rusulu uqqitat
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
- Juz 29 · sayfa 580
لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ ﴿١٢﴾
Li ayyi yawmin ujjilat
Bu, hangi güne bırakılmıştı?
- Juz 29 · sayfa 580
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ ﴿١٣﴾
Li yawmil Fasl
Hüküm gününe bırakılmıştı.
- Juz 29 · sayfa 580
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ﴿١٤﴾
Wa maaa adraaka maa yawmul fasl
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
- Juz 29 · sayfa 580
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٥﴾
Wailuny yawma 'izillilmukazzibeen
O gün yalanlamış olanların vay haline!
- Juz 29 · sayfa 580
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٦﴾
Alam nuhlikil awwaleen
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
- Juz 29 · sayfa 580
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ ﴿١٧﴾
Summa nutbi'uhumul aakhireen
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
- Juz 29 · sayfa 580
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ﴿١٨﴾
Kazzlika naf'alu bilmujrimeen
Suçlulara böyle yaparız.
- Juz 29 · sayfa 580
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٩﴾
Wailunw yawma 'izil lil mukazzibeen
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
- Juz 29 · sayfa 581
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ ﴿٢٠﴾
Alam nakhlukkum mimmaaa'im maheen
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
- Juz 29 · sayfa 581
فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ ﴿٢١﴾
Faja'alnaahu fee qaraarim makeen
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
- Juz 29 · sayfa 581
إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ ﴿٢٢﴾
Illaa qadrim ma'loom
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
- Juz 29 · sayfa 581
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ ﴿٢٣﴾
Faqadarnaa fani'mal qaadiroon
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٤﴾
Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen
O gün yalanlamış olanların vay haline!
- Juz 29 · sayfa 581
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿٢٥﴾
Alam naj'alil arda kifaataa
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
- Juz 29 · sayfa 581
أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا ﴿٢٦﴾
Ahyaaa'anw wa amwaataa
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
- Juz 29 · sayfa 581
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا ﴿٢٧﴾
Wa ja'alnaa feehaa rawaasiya shaamikhaatinw wa asqainaakum maaa'an furaataa
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٨﴾
Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
- Juz 29 · sayfa 581
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿٢٩﴾
Intaliqooo ilaa maa kuntum bihee tukazziboon
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
- Juz 29 · sayfa 581
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ ﴿٣٠﴾
Intaliqooo ilaa zillin zee salaasi shu'ab
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
- Juz 29 · sayfa 581
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ﴿٣١﴾
Laa zaleelinw wa laa yughnee minal lahab
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
- Juz 29 · sayfa 581
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ ﴿٣٢﴾
Innahaa tarmee bishararin kalqasr
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
- Juz 29 · sayfa 581
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ ﴿٣٣﴾
Ka annahoo jimaalatun sufr
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٤﴾
Wailuny yawma 'izil lilmukazibeen
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
- Juz 29 · sayfa 581
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿٣٥﴾
Haazaa yawmu laa uantiqoon
Bu, onların konuşamayacakları gündür.
- Juz 29 · sayfa 581
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿٣٦﴾
Wa laa yu'zanu lahum fa ya'taziroon
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٧﴾
Wailunw yawma 'izil lilmukazzibeen
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
- Juz 29 · sayfa 581
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ﴿٣٨﴾
Haaza yawmul fasli jama 'naakum wal awwaleen
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
- Juz 29 · sayfa 581
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ ﴿٣٩﴾
Fa in kaana lakum kaidun fakeedoon
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٠﴾
Wailuny yawma'izil lilmukazzibeen
Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
- Juz 29 · sayfa 581
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ ﴿٤١﴾
Innal muttaqeena fee zilaalinw wa 'uyoon
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
- Juz 29 · sayfa 581
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٤٢﴾
Wa fawaakiha mimmaa yastahoon
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
- Juz 29 · sayfa 581
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٤٣﴾
Kuloo washraboo haneee 'am bimaa kuntum ta'maloon
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
- Juz 29 · sayfa 581
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿٤٤﴾
Innaa kazaalika najzil muhsineen
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٥﴾
Wailuny yawma 'izil lilmuzkazzibeen
O gün yalanlamış olanların vay haline
- Juz 29 · sayfa 581
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿٤٦﴾
Kuloo wa tamatta'oo qaleelan innakum mujrimoon
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٧﴾
Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen
O gün yalanlamış olanların vay haline!
- Juz 29 · sayfa 581
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ ﴿٤٨﴾
Wa izaa qeela lahumur ka'oo aa yarka'oon
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
- Juz 29 · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٩﴾
Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen
O gün yalanlamış olanların vay haline!
- Juz 29 · sayfa 581
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ ﴿٥٠﴾
Fabi ayyi hadeesim ba'dahoo yu'minoon
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?