Sure 77

Al-Mursalat المرسلات

Mürselat SuresiMekkî50 ayet
Hata Bildir
Hifd

Ezber oynatıcısı

Ayet ayet dinleyin, tekrar sayısını seçin ve belirli bir aralığı döngüye alın.

Ayet 1/ 50 · Mahmoud Khalil Al-Husary

Klavye: Boşluk oynat/duraklat · ← → önceki/sonraki ayet

0:000:00

Al-Mursalat

Arapça metin: Osmanlı hattı (Tanzil onaylı), Al Quran Cloud aracılığıyla.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. Juz 29 · sayfa 580

    وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا ﴿١

    Wal mursalaati'urfaa

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  2. Juz 29 · sayfa 580

    فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا ﴿٢

    Fal'aasifaati 'asfaa

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  3. Juz 29 · sayfa 580

    وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا ﴿٣

    Wannaashiraati nashraa

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  4. Juz 29 · sayfa 580

    فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا ﴿٤

    Falfaariqaati farqaa

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  5. Juz 29 · sayfa 580

    فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا ﴿٥

    Falmulqiyaati zikra

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  6. Juz 29 · sayfa 580

    عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿٦

    'Uzran aw nuzraa

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  7. Juz 29 · sayfa 580

    إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ ﴿٧

    Innamaa too'adoona lawaaqi'

    Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

  8. Juz 29 · sayfa 580

    فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ ﴿٨

    Fa izam nujoomu tumisat

    Yıldızların ışığı giderildiği zaman,

  9. Juz 29 · sayfa 580

    وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ ﴿٩

    Wa izas samaaa'u furijat

    Gök yarıldığı zaman,

  10. Juz 29 · sayfa 580

    وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ ﴿١٠

    Wa izal jibaalu nusifat

    Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,

  11. Juz 29 · sayfa 580

    وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ ﴿١١

    Wa izar Rusulu uqqitat

    Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;

  12. Juz 29 · sayfa 580

    لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ ﴿١٢

    Li ayyi yawmin ujjilat

    Bu, hangi güne bırakılmıştı?

  13. Juz 29 · sayfa 580

    لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ ﴿١٣

    Li yawmil Fasl

    Hüküm gününe bırakılmıştı.

  14. Juz 29 · sayfa 580

    وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ﴿١٤

    Wa maaa adraaka maa yawmul fasl

    Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?

  15. Juz 29 · sayfa 580

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٥

    Wailuny yawma 'izillilmukazzibeen

    O gün yalanlamış olanların vay haline!

  16. Juz 29 · sayfa 580

    أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٦

    Alam nuhlikil awwaleen

    Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

  17. Juz 29 · sayfa 580

    ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ ﴿١٧

    Summa nutbi'uhumul aakhireen

    Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

  18. Juz 29 · sayfa 580

    كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ﴿١٨

    Kazzlika naf'alu bilmujrimeen

    Suçlulara böyle yaparız.

  19. Juz 29 · sayfa 580

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٩

    Wailunw yawma 'izil lil mukazzibeen

    O gün, yalanlamış olanların vay haline!.

  20. Juz 29 · sayfa 581

    أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ ﴿٢٠

    Alam nakhlukkum mimmaaa'im maheen

    Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

  21. Juz 29 · sayfa 581

    فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ ﴿٢١

    Faja'alnaahu fee qaraarim makeen

    Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

  22. Juz 29 · sayfa 581

    إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ ﴿٢٢

    Illaa qadrim ma'loom

    Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

  23. Juz 29 · sayfa 581

    فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ ﴿٢٣

    Faqadarnaa fani'mal qaadiroon

    Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!

  24. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٤

    Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen

    O gün yalanlamış olanların vay haline!

  25. Juz 29 · sayfa 581

    أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿٢٥

    Alam naj'alil arda kifaataa

    Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

  26. Juz 29 · sayfa 581

    أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا ﴿٢٦

    Ahyaaa'anw wa amwaataa

    Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

  27. Juz 29 · sayfa 581

    وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا ﴿٢٧

    Wa ja'alnaa feehaa rawaasiya shaamikhaatinw wa asqainaakum maaa'an furaataa

    Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?

  28. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٨

    Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen

    Yalanlamış olanların vay o gün haline!

  29. Juz 29 · sayfa 581

    ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿٢٩

    Intaliqooo ilaa maa kuntum bihee tukazziboon

    İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"

  30. Juz 29 · sayfa 581

    ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ ﴿٣٠

    Intaliqooo ilaa zillin zee salaasi shu'ab

    "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

  31. Juz 29 · sayfa 581

    لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ﴿٣١

    Laa zaleelinw wa laa yughnee minal lahab

    "gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

  32. Juz 29 · sayfa 581

    إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ ﴿٣٢

    Innahaa tarmee bishararin kalqasr

    O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

  33. Juz 29 · sayfa 581

    كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ ﴿٣٣

    Ka annahoo jimaalatun sufr

    O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

  34. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٤

    Wailuny yawma 'izil lilmukazibeen

    Yalanlamış olanların o gün vay haline!

  35. Juz 29 · sayfa 581

    هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿٣٥

    Haazaa yawmu laa uantiqoon

    Bu, onların konuşamayacakları gündür.

  36. Juz 29 · sayfa 581

    وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿٣٦

    Wa laa yu'zanu lahum fa ya'taziroon

    Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.

  37. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٧

    Wailunw yawma 'izil lilmukazzibeen

    Yalanlamış olanların o gün vay haline!

  38. Juz 29 · sayfa 581

    هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ﴿٣٨

    Haaza yawmul fasli jama 'naakum wal awwaleen

    "Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."

  39. Juz 29 · sayfa 581

    فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ ﴿٣٩

    Fa in kaana lakum kaidun fakeedoon

    "Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."

  40. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٠

    Wailuny yawma'izil lilmukazzibeen

    Yalanlamış olanların o gün vay haline!.

  41. Juz 29 · sayfa 581

    إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ ﴿٤١

    Innal muttaqeena fee zilaalinw wa 'uyoon

    Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.

  42. Juz 29 · sayfa 581

    وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٤٢

    Wa fawaakiha mimmaa yastahoon

    Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.

  43. Juz 29 · sayfa 581

    كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٤٣

    Kuloo washraboo haneee 'am bimaa kuntum ta'maloon

    Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

  44. Juz 29 · sayfa 581

    إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿٤٤

    Innaa kazaalika najzil muhsineen

    Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.

  45. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٥

    Wailuny yawma 'izil lilmuzkazzibeen

    O gün yalanlamış olanların vay haline

  46. Juz 29 · sayfa 581

    كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿٤٦

    Kuloo wa tamatta'oo qaleelan innakum mujrimoon

    Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.

  47. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٧

    Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen

    O gün yalanlamış olanların vay haline!

  48. Juz 29 · sayfa 581

    وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ ﴿٤٨

    Wa izaa qeela lahumur ka'oo aa yarka'oon

    Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.

  49. Juz 29 · sayfa 581

    وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٩

    Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen

    O gün yalanlamış olanların vay haline!

  50. Juz 29 · sayfa 581

    فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ ﴿٥٠

    Fabi ayyi hadeesim ba'dahoo yu'minoon

    Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?